İçsel Sessizlik

⏱️ Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Hayat çoğu zaman gürültülü. Şehir, insanlar, ekranlar, bildirimler... Her şeyin konuştuğu, bağırdığı bir dünyada yaşıyoruz. Ama ne zaman ki bir sabah biraz erken uyanıyorum, ortalık henüz sessizken, dış dünyanın gürültüsü içime sızmadan o anı yakalıyorum: içsel sessizlik.

Bu sessizlik bir boşluk değil. Aksine, içi dolu. Düşünceler kendine yer buluyor, duygular daha net duyuluyor. Kendimle konuşabiliyorum. Bazen sadece nefesimi dinliyorum, bazen zihnimdeki bir sorunun cevabı o anda beliriveriyor. Hiç zorlamadan, hiç hesap yapmadan.

İçsel sessizlik bir lüks değil aslında, herkesin erişebileceği bir alan. Belki kısa bir yürüyüş, belki beş dakikalık bir duraksama, belki de ekranları kapatmak yeterli. Bu anları çoğaltmayı öğrendikçe, daha iyi düşünmeye, hissetmeye ve üretmeye başladım.

Eğer uzun süredir kendi iç sesini duymadığını fark ettiysen, belki bugün sadece sessiz kalmayı denemelisin. İçinde ne söylemek istediğini bekleyen çok şey olabilir.

← Blog sayfasına geri dön