Bir Fincan Kahveyle Gelen Düşünceler

⏱️ Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Sabahın erken saatleri. Henüz şehir tam uyanmamış. Elimde bir fincan kahve, pencereden dışarıya bakıyorum. Güneş yavaş yavaş yüzünü gösteriyor, ama hâlâ ortalık sessiz. Ve ben bu sessizlikte, o kahvenin buğusunda kayboluyorum.

Ne çok şey geliyor insanın aklına bir fincan kahveyle. Geçmişte kalmış anlar, yarım kalmış cümleler, belki bir özlem, belki bir hayal. Kahvenin o tanıdık kokusu, zihnimde bir albüm kapağını çevirir gibi eski anıları getiriyor önüme.

İnsanın kendine kaldığı bu tür zamanlar, biraz iç hesaplaşma, biraz kendini dinleme anı aslında. Kahve sadece bir bahane. Asıl mesele, kendinle baş başa kalma cesareti.

O yüzden bu sabah da sadece kahve içmedim. Kendimi biraz daha dinledim. Ve fark ettim ki, zaman zaman hiçbir şey yapmadan durmak da gerekiyor. O “hiçbir şey” dediğimiz anlar, aslında her şey olabilir.

← Blog sayfasına geri dön